Harf inkılabının neden yapılmış olduğu senelerdir aklımı karıştıran bir konudur. Dil inkılabı değil, harf inkılabı. Arap harflerinden Latin harflerine geçilmiş olması bile Arapça iki kelime olan “Harf” ve “inkılab” kelimelerinin bu devrime isim vermesini önleyememiştir. Alfabeyi değiştir ama inkılabın isminde kullandığın her iki kelimede Arapça kökenli olsun, çok enteresan.

“Ne gerek vardı bu inkılaba hiç düşündünüz mü? Neden bir gecede insanlarımız bilinçli olarak okuma-yazma bilmeyen (cahil*) insanlara dönüştürüldü? Dokuz asırlık Arap alfabesi kullanılarak yazılan eserlerin durumu hiç düşünülmedi mi? Kuran-ı Kerim ile insanımızın arasındaki ülfeti ortadan kaldırmak gibi amaçlar var mıydı?” şeklinde pek çok sorular geliyor aklıma. Türklerin kullandığı alfabeler belirlidir, kimi cahiller Latin alfabesini o kadar sahiplenmişler ki, Türk alfabesidir diyebilecek kadar bilgisizce konuşabiliyorlar. Latin alfabesi 1928 yılına kadar Türkler tarafından kullanılmamıştır. Dilerseniz bugüne kadar kullandığımız alfabelerin sırasıyla neler olduğuna bakalım.

1. Göktürk Alfabesi
2. Uygur Alfabesi
3. Arap Alfabesi ( 10. asır ve sonrası )
4. Latin Alfabesi (1928 ‘den sonra )

Selçuklular ve Osmanlılar Arap alfabesini kullanmışlardır, nedenini bilemediğimiz bir şekilde 1928 yılında yine neden gerekli olduğunu bilemediğimiz bir şekilde Arap harflerinin bilimsel ve doğru olmayan sebepler ile yerini Latin harflerinin alması istenmiştir. Çoğu insanımızın sahiplendiği Latin alfabesi her zaman övündüğümüz atalarımız Osmanlı tarafından kullanılmamıştır. “Türk’üm ben, Osmanlı hayranıyım” diyen arkadaşlarımızın dahi bu tuzağa düşmüş olmaları düşündürücü.

Düşünmenizi isterim, onuncu asırdan yirminci asıra kadar olan süreçte,yaklaşık on asır, kullanılan ve Kuran-ı Kerim ‘in dili olan Arapça’nın harfleri bir gecede samimi olmayan teşviklerle insanların elinden alınmıştır. Ne gereği vardı? Neden on asır kullanılmış bir alfabeyi değiştirme gereği duyuldu? Sizce de samimi olmayan ve kötü niyetli bir uygulama olamaz mı? O dönemlerde zaten herkes Arap harflerini kullanıyordu, Ömer Seyfettin, Tevfik Fikret, Mehmet Akif Ersoy Arap Harflerini kullanarak Eski Türkçe kitaplar yazmışlar, yine Arap harfleriyle çıkıyor gazeteler, herkes anlıyor yazılı eserleri, Osmanlıca Mızraklı ilmihal’i var, insanların çoğu Kuran-ı Kerim’i okumayı biliyor…

Bu dönüşümün sebebi tüm Türk milletini Kuran-ı Kerim’den uzaklaştırmak olabilir mi? Arap harflerinin zor okunduğu yalanına inanıyorsanız lütfen burada yer alan yazıya göz atın. Aklım almıyor gerçekten, on asır kullanılan bir alfabe neden bir gecede farklı bir alfabeye değiştirilmiştir.Tarafsız gözlerle bakın lütfen, bunu her savunduğumda gerici olmakla yaftalıyor insanlar ama siz de bir düşünün bu soruları lütfen, aklınıza gelen samimi cevapları düşünün. Kuran-ı Kerim’in okunma oranı bu inkılabdan sonra gerilemiştir. Bilinçli mi yapılmıştır? İnkılabın yapıldığı devirde Arap harflerini bilenlerin sayısı fazlaydı, seneler geçtikçebu sayı azalmış ve bir sonraki kuşaklar bu eğitimden mahrum kalmışlardır. Dikkat edin toplumda Kuran-ı Kerim’i Arapça olarak okuyan kaç kişi var? O senelere oranla az mı çok mu? Allah’a şükür yaz tatillerinde insanların Kuran-ı Kerim okuyabilmeleri için camilerde Yaz Kuran Kursları’na izin verilmiştir yada milletimiz Kuran-ı Kerim’i o kadar sevmektedir ki, Arap harflerini bilen ve insanlara öğretmek için yarışan takva ehli insanları sürekli her sokakta her mahallede bulabiliriz. Kuran Kursu konusunda devletimize yanlış bir görüş beyan etmek nankörlük olur.

Lütfen yanlış anlaşılmasın Türkçe benim dilimdir ve kirletilmesine karşıyım, dilimizin doğru şekilde kullanılması gerektiğine inanıyorum. Kendimizi en iyi ifade ettiğimiz dildir, ilk aşkımızı, ilk okula başlayaşımızı, sevgi sözcüklierimizi, iş görüşmelerimizi hep Türkçe konuşarak yaşadık. Türkçe rüya görüyor, Türkçe seviyoruz. Senelerdir kullanılan alfabenin ise neden bir gecede böyle bir kararla değiştirildiğini anlamıyorum. Arap harflerinden Latin harflerine geçiş hakkında düşüncelerimin gericilik olduğunu düşünüyorsanız; Arap harflerinin alfabe olarak kullanıldığı Osmanlı İmparatorluğu dünyaya hükmediyordu, ancak bu gücü alfabeye yada farklı bir konuya bağlamaktansa Osmanlı’nın bizden daha çalışkan ve gayretli olduğunu ve en önemlisi de Kuran-ı Kerim ile dostluğunun bizden daha iyi olduğunu düşünmemiz gerekir.

Gerçek inkılab ilim ve akıl ile yapılır, harfle yada şapkayla inkılab olmaz, giyimle kuşamla hiç olmaz. Osmanlı ve Selçuklu dönemlerinde yetişen Türk alimlerini düşündükten sonra ve bir zamanlar doğudan aydınlanan dünyayı aklıma getirdikten sonra, harf inkılabından ziyade “niyetlerin ve samimiyetin, ilmin ve aklın inkılabı”nın gerçekleşmesi gerektiğini düşünmekten kendimi alamıyorum.

*: Okuma-yazma bilmeyenlere dilimizde cahil deniliyor ancak Türkçe’ye yanlış geçmiş bir çeviri, okuma-yazma bilmeyenlere cahil denilmesi doğru değildir. Kabul görmüş bir kullanımdır dilimizde ancak Arapça’daki anlamı farklıdır.Harf inkılabının neden yapılmış olduğu senelerdir aklımı karıştıran bir konudur. Dil inkılabı değil, harf inkılabı. Arap harflerinden Latin harflerine geçilmiş olması bile Arapça iki kelime olan “Harf” ve “inkılab” kelimelerinin bu devrime isim vermesini önleyememiştir. Alfabeyi değiştir ama inkılabın isminde kullandığın her iki kelimede Arapça kökenli olsun, çok enteresan.

“Ne gerek vardı bu inkılaba hiç düşündünüz mü? Neden bir gecede insanlarımız bilinçli olarak okuma-yazma bilmeyen (cahil*) insanlara dönüştürüldü? Dokuz asırlık Arap alfabesi kullanılarak yazılan eserlerin durumu hiç düşünülmedi mi? Kuran-ı Kerim ile insanımızın arasındaki ülfeti ortadan kaldırmak gibi amaçlar var mıydı?” şeklinde pek çok sorular geliyor aklıma. Türklerin kullandığı alfabeler belirlidir, kimi cahiller Latin alfabesini o kadar sahiplenmişler ki, Türk alfabesidir diyebilecek kadar bilgisizce konuşabiliyorlar. Latin alfabesi 1928 yılına kadar Türkler tarafından kullanılmamıştır. Dilerseniz bugüne kadar kullandığımız alfabelerin sırasıyla neler olduğuna bakalım.

1. Göktürk Alfabesi
2. Uygur Alfabesi
3. Arap Alfabesi ( 10. asır ve sonrası )
4. Latin Alfabesi (1928 ‘den sonra )

Selçuklular ve Osmanlılar Arap alfabesini kullanmışlardır, nedenini bilemediğimiz bir şekilde 1928 yılında yine neden gerekli olduğunu bilemediğimiz bir şekilde Arap harflerinin bilimsel ve doğru olmayan sebepler ile yerini Latin harflerinin alması istenmiştir. Çoğu insanımızın sahiplendiği Latin alfabesi her zaman övündüğümüz atalarımız Osmanlı tarafından kullanılmamıştır. “Türk’üm ben, Osmanlı hayranıyım” diyen arkadaşlarımızın dahi bu tuzağa düşmüş olmaları düşündürücü.

Düşünmenizi isterim, onuncu asırdan yirminci asıra kadar olan süreçte,yaklaşık on asır, kullanılan ve Kuran-ı Kerim ‘in dili olan Arapça’nın harfleri bir gecede samimi olmayan teşviklerle insanların elinden alınmıştır. Ne gereği vardı? Neden on asır kullanılmış bir alfabeyi değiştirme gereği duyuldu? Sizce de samimi olmayan ve kötü niyetli bir uygulama olamaz mı? O dönemlerde zaten herkes Arap harflerini kullanıyordu, Ömer Seyfettin, Tevfik Fikret, Mehmet Akif Ersoy Arap Harflerini kullanarak Eski Türkçe kitaplar yazmışlar, yine Arap harfleriyle çıkıyor gazeteler, herkes anlıyor yazılı eserleri, Osmanlıca Mızraklı ilmihal’i var, insanların çoğu Kuran-ı Kerim’i okumayı biliyor…

Bu dönüşümün sebebi tüm Türk milletini Kuran-ı Kerim’den uzaklaştırmak olabilir mi? Arap harflerinin zor okunduğu yalanına inanıyorsanız lütfen burada yer alan yazıya göz atın. Aklım almıyor gerçekten, on asır kullanılan bir alfabe neden bir gecede farklı bir alfabeye değiştirilmiştir.Tarafsız gözlerle bakın lütfen, bunu her savunduğumda gerici olmakla yaftalıyor insanlar ama siz de bir düşünün bu soruları lütfen, aklınıza gelen samimi cevapları düşünün. Kuran-ı Kerim’in okunma oranı bu inkılabdan sonra gerilemiştir. Bilinçli mi yapılmıştır? İnkılabın yapıldığı devirde Arap harflerini bilenlerin sayısı fazlaydı, seneler geçtikçebu sayı azalmış ve bir sonraki kuşaklar bu eğitimden mahrum kalmışlardır. Dikkat edin toplumda Kuran-ı Kerim’i Arapça olarak okuyan kaç kişi var? O senelere oranla az mı çok mu? Allah’a şükür yaz tatillerinde insanların Kuran-ı Kerim okuyabilmeleri için camilerde Yaz Kuran Kursları’na izin verilmiştir yada milletimiz Kuran-ı Kerim’i o kadar sevmektedir ki, Arap harflerini bilen ve insanlara öğretmek için yarışan takva ehli insanları sürekli her sokakta her mahallede bulabiliriz. Kuran Kursu konusunda devletimize yanlış bir görüş beyan etmek nankörlük olur.

Lütfen yanlış anlaşılmasın Türkçe benim dilimdir ve kirletilmesine karşıyım, dilimizin doğru şekilde kullanılması gerektiğine inanıyorum. Kendimizi en iyi ifade ettiğimiz dildir, ilk aşkımızı, ilk okula başlayaşımızı, sevgi sözcüklierimizi, iş görüşmelerimizi hep Türkçe konuşarak yaşadık. Türkçe rüya görüyor, Türkçe seviyoruz. Senelerdir kullanılan alfabenin ise neden bir gecede böyle bir kararla değiştirildiğini anlamıyorum. Arap harflerinden Latin harflerine geçiş hakkında düşüncelerimin gericilik olduğunu düşünüyorsanız; Arap harflerinin alfabe olarak kullanıldığı Osmanlı İmparatorluğu dünyaya hükmediyordu, ancak bu gücü alfabeye yada farklı bir konuya bağlamaktansa Osmanlı’nın bizden daha çalışkan ve gayretli olduğunu ve en önemlisi de Kuran-ı Kerim ile dostluğunun bizden daha iyi olduğunu düşünmemiz gerekir.

Gerçek inkılab ilim ve akıl ile yapılır, harfle yada şapkayla inkılab olmaz, giyimle kuşamla hiç olmaz. Osmanlı ve Selçuklu dönemlerinde yetişen Türk alimlerini düşündükten sonra ve bir zamanlar doğudan aydınlanan dünyayı aklıma getirdikten sonra, harf inkılabından ziyade “niyetlerin ve samimiyetin, ilmin ve aklın inkılabı”nın gerçekleşmesi gerektiğini düşünmekten kendimi alamıyorum.

*: Okuma-yazma bilmeyenlere dilimizde cahil deniliyor ancak Türkçe’ye yanlış geçmiş bir çeviri, okuma-yazma bilmeyenlere cahil denilmesi doğru değildir. Kabul görmüş bir kullanımdır dilimizde ancak Arapça’daki anlamı farklıdır.Harf inkılabının neden yapılmış olduğu senelerdir aklımı karıştıran bir konudur. Dil inkılabı değil, harf inkılabı. Arap harflerinden Latin harflerine geçilmiş olması bile Arapça iki kelime olan “Harf” ve “inkılab” kelimelerinin bu devrime isim vermesini önleyememiştir. Alfabeyi değiştir ama inkılabın isminde kullandığın her iki kelimede Arapça kökenli olsun, çok enteresan.

“Ne gerek vardı bu inkılaba hiç düşündünüz mü? Neden bir gecede insanlarımız bilinçli olarak okuma-yazma bilmeyen (cahil*) insanlara dönüştürüldü? Dokuz asırlık Arap alfabesi kullanılarak yazılan eserlerin durumu hiç düşünülmedi mi? Kuran-ı Kerim ile insanımızın arasındaki ülfeti ortadan kaldırmak gibi amaçlar var mıydı?” şeklinde pek çok sorular geliyor aklıma. Türklerin kullandığı alfabeler belirlidir, kimi cahiller Latin alfabesini o kadar sahiplenmişler ki, Türk alfabesidir diyebilecek kadar bilgisizce konuşabiliyorlar. Latin alfabesi 1928 yılına kadar Türkler tarafından kullanılmamıştır. Dilerseniz bugüne kadar kullandığımız alfabelerin sırasıyla neler olduğuna bakalım.

1. Göktürk Alfabesi
2. Uygur Alfabesi
3. Arap Alfabesi ( 10. asır ve sonrası )
4. Latin Alfabesi (1928 ‘den sonra )

Selçuklular ve Osmanlılar Arap alfabesini kullanmışlardır, nedenini bilemediğimiz bir şekilde 1928 yılında yine neden gerekli olduğunu bilemediğimiz bir şekilde Arap harflerinin bilimsel ve doğru olmayan sebepler ile yerini Latin harflerinin alması istenmiştir. Çoğu insanımızın sahiplendiği Latin alfabesi her zaman övündüğümüz atalarımız Osmanlı tarafından kullanılmamıştır. “Türk’üm ben, Osmanlı hayranıyım” diyen arkadaşlarımızın dahi bu tuzağa düşmüş olmaları düşündürücü.

Düşünmenizi isterim, onuncu asırdan yirminci asıra kadar olan süreçte,yaklaşık on asır, kullanılan ve Kuran-ı Kerim ‘in dili olan Arapça’nın harfleri bir gecede samimi olmayan teşviklerle insanların elinden alınmıştır. Ne gereği vardı? Neden on asır kullanılmış bir alfabeyi değiştirme gereği duyuldu? Sizce de samimi olmayan ve kötü niyetli bir uygulama olamaz mı? O dönemlerde zaten herkes Arap harflerini kullanıyordu, Ömer Seyfettin, Tevfik Fikret, Mehmet Akif Ersoy Arap Harflerini kullanarak Eski Türkçe kitaplar yazmışlar, yine Arap harfleriyle çıkıyor gazeteler, herkes anlıyor yazılı eserleri, Osmanlıca Mızraklı ilmihal’i var, insanların çoğu Kuran-ı Kerim’i okumayı biliyor…

Bu dönüşümün sebebi tüm Türk milletini Kuran-ı Kerim’den uzaklaştırmak olabilir mi? Arap harflerinin zor okunduğu yalanına inanıyorsanız lütfen burada yer alan yazıya göz atın. Aklım almıyor gerçekten, on asır kullanılan bir alfabe neden bir gecede farklı bir alfabeye değiştirilmiştir.Tarafsız gözlerle bakın lütfen, bunu her savunduğumda gerici olmakla yaftalıyor insanlar ama siz de bir düşünün bu soruları lütfen, aklınıza gelen samimi cevapları düşünün. Kuran-ı Kerim’in okunma oranı bu inkılabdan sonra gerilemiştir. Bilinçli mi yapılmıştır? İnkılabın yapıldığı devirde Arap harflerini bilenlerin sayısı fazlaydı, seneler geçtikçebu sayı azalmış ve bir sonraki kuşaklar bu eğitimden mahrum kalmışlardır. Dikkat edin toplumda Kuran-ı Kerim’i Arapça olarak okuyan kaç kişi var? O senelere oranla az mı çok mu? Allah’a şükür yaz tatillerinde insanların Kuran-ı Kerim okuyabilmeleri için camilerde Yaz Kuran Kursları’na izin verilmiştir yada milletimiz Kuran-ı Kerim’i o kadar sevmektedir ki, Arap harflerini bilen ve insanlara öğretmek için yarışan takva ehli insanları sürekli her sokakta her mahallede bulabiliriz. Kuran Kursu konusunda devletimize yanlış bir görüş beyan etmek nankörlük olur.

Lütfen yanlış anlaşılmasın Türkçe benim dilimdir ve kirletilmesine karşıyım, dilimizin doğru şekilde kullanılması gerektiğine inanıyorum. Kendimizi en iyi ifade ettiğimiz dildir, ilk aşkımızı, ilk okula başlayaşımızı, sevgi sözcüklierimizi, iş görüşmelerimizi hep Türkçe konuşarak yaşadık. Türkçe rüya görüyor, Türkçe seviyoruz. Senelerdir kullanılan alfabenin ise neden bir gecede böyle bir kararla değiştirildiğini anlamıyorum. Arap harflerinden Latin harflerine geçiş hakkında düşüncelerimin gericilik olduğunu düşünüyorsanız; Arap harflerinin alfabe olarak kullanıldığı Osmanlı İmparatorluğu dünyaya hükmediyordu, ancak bu gücü alfabeye yada farklı bir konuya bağlamaktansa Osmanlı’nın bizden daha çalışkan ve gayretli olduğunu ve en önemlisi de Kuran-ı Kerim ile dostluğunun bizden daha iyi olduğunu düşünmemiz gerekir.

Gerçek inkılab ilim ve akıl ile yapılır, harfle yada şapkayla inkılab olmaz, giyimle kuşamla hiç olmaz. Osmanlı ve Selçuklu dönemlerinde yetişen Türk alimlerini düşündükten sonra ve bir zamanlar doğudan aydınlanan dünyayı aklıma getirdikten sonra, harf inkılabından ziyade “niyetlerin ve samimiyetin, ilmin ve aklın inkılabı”nın gerçekleşmesi gerektiğini düşünmekten kendimi alamıyorum.

*: Okuma-yazma bilmeyenlere dilimizde cahil deniliyor ancak Türkçe’ye yanlış geçmiş bir çeviri, okuma-yazma bilmeyenlere cahil denilmesi doğru değildir. Kabul görmüş bir kullanımdır dilimizde ancak Arapça’daki anlamı farklıdır.Harf inkılabının neden yapılmış olduğu senelerdir aklımı karıştıran bir konudur. Dil inkılabı değil, harf inkılabı. Arap harflerinden Latin harflerine geçilmiş olması bile Arapça iki kelime olan “Harf” ve “inkılab” kelimelerinin bu devrime isim vermesini önleyememiştir. Alfabeyi değiştir ama inkılabın isminde kullandığın her iki kelimede Arapça kökenli olsun, çok enteresan.

“Ne gerek vardı bu inkılaba hiç düşündünüz mü? Neden bir gecede insanlarımız bilinçli olarak okuma-yazma bilmeyen (cahil*) insanlara dönüştürüldü? Dokuz asırlık Arap alfabesi kullanılarak yazılan eserlerin durumu hiç düşünülmedi mi? Kuran-ı Kerim ile insanımızın arasındaki ülfeti ortadan kaldırmak gibi amaçlar var mıydı?” şeklinde pek çok sorular geliyor aklıma. Türklerin kullandığı alfabeler belirlidir, kimi cahiller Latin alfabesini o kadar sahiplenmişler ki, Türk alfabesidir diyebilecek kadar bilgisizce konuşabiliyorlar. Latin alfabesi 1928 yılına kadar Türkler tarafından kullanılmamıştır. Dilerseniz bugüne kadar kullandığımız alfabelerin sırasıyla neler olduğuna bakalım.

1. Göktürk Alfabesi
2. Uygur Alfabesi
3. Arap Alfabesi ( 10. asır ve sonrası )
4. Latin Alfabesi (1928 ‘den sonra )

Selçuklular ve Osmanlılar Arap alfabesini kullanmışlardır, nedenini bilemediğimiz bir şekilde 1928 yılında yine neden gerekli olduğunu bilemediğimiz bir şekilde Arap harflerinin bilimsel ve doğru olmayan sebepler ile yerini Latin harflerinin alması istenmiştir. Çoğu insanımızın sahiplendiği Latin alfabesi her zaman övündüğümüz atalarımız Osmanlı tarafından kullanılmamıştır. “Türk’üm ben, Osmanlı hayranıyım” diyen arkadaşlarımızın dahi bu tuzağa düşmüş olmaları düşündürücü.

Düşünmenizi isterim, onuncu asırdan yirminci asıra kadar olan süreçte,yaklaşık on asır, kullanılan ve Kuran-ı Kerim ‘in dili olan Arapça’nın harfleri bir gecede samimi olmayan teşviklerle insanların elinden alınmıştır. Ne gereği vardı? Neden on asır kullanılmış bir alfabeyi değiştirme gereği duyuldu? Sizce de samimi olmayan ve kötü niyetli bir uygulama olamaz mı? O dönemlerde zaten herkes Arap harflerini kullanıyordu, Ömer Seyfettin, Tevfik Fikret, Mehmet Akif Ersoy Arap Harflerini kullanarak Eski Türkçe kitaplar yazmışlar, yine Arap harfleriyle çıkıyor gazeteler, herkes anlıyor yazılı eserleri, Osmanlıca Mızraklı ilmihal’i var, insanların çoğu Kuran-ı Kerim’i okumayı biliyor…

Bu dönüşümün sebebi tüm Türk milletini Kuran-ı Kerim’den uzaklaştırmak olabilir mi? Arap harflerinin zor okunduğu yalanına inanıyorsanız lütfen burada yer alan yazıya göz atın. Aklım almıyor gerçekten, on asır kullanılan bir alfabe neden bir gecede farklı bir alfabeye değiştirilmiştir.Tarafsız gözlerle bakın lütfen, bunu her savunduğumda gerici olmakla yaftalıyor insanlar ama siz de bir düşünün bu soruları lütfen, aklınıza gelen samimi cevapları düşünün. Kuran-ı Kerim’in okunma oranı bu inkılabdan sonra gerilemiştir. Bilinçli mi yapılmıştır? İnkılabın yapıldığı devirde Arap harflerini bilenlerin sayısı fazlaydı, seneler geçtikçebu sayı azalmış ve bir sonraki kuşaklar bu eğitimden mahrum kalmışlardır. Dikkat edin toplumda Kuran-ı Kerim’i Arapça olarak okuyan kaç kişi var? O senelere oranla az mı çok mu? Allah’a şükür yaz tatillerinde insanların Kuran-ı Kerim okuyabilmeleri için camilerde Yaz Kuran Kursları’na izin verilmiştir yada milletimiz Kuran-ı Kerim’i o kadar sevmektedir ki, Arap harflerini bilen ve insanlara öğretmek için yarışan takva ehli insanları sürekli her sokakta her mahallede bulabiliriz. Kuran Kursu konusunda devletimize yanlış bir görüş beyan etmek nankörlük olur.

Lütfen yanlış anlaşılmasın Türkçe benim dilimdir ve kirletilmesine karşıyım, dilimizin doğru şekilde kullanılması gerektiğine inanıyorum. Kendimizi en iyi ifade ettiğimiz dildir, ilk aşkımızı, ilk okula başlayaşımızı, sevgi sözcüklierimizi, iş görüşmelerimizi hep Türkçe konuşarak yaşadık. Türkçe rüya görüyor, Türkçe seviyoruz. Senelerdir kullanılan alfabenin ise neden bir gecede böyle bir kararla değiştirildiğini anlamıyorum. Arap harflerinden Latin harflerine geçiş hakkında düşüncelerimin gericilik olduğunu düşünüyorsanız; Arap harflerinin alfabe olarak kullanıldığı Osmanlı İmparatorluğu dünyaya hükmediyordu, ancak bu gücü alfabeye yada farklı bir konuya bağlamaktansa Osmanlı’nın bizden daha çalışkan ve gayretli olduğunu ve en önemlisi de Kuran-ı Kerim ile dostluğunun bizden daha iyi olduğunu düşünmemiz gerekir.

Gerçek inkılab ilim ve akıl ile yapılır, harfle yada şapkayla inkılab olmaz, giyimle kuşamla hiç olmaz. Osmanlı ve Selçuklu dönemlerinde yetişen Türk alimlerini düşündükten sonra ve bir zamanlar doğudan aydınlanan dünyayı aklıma getirdikten sonra, harf inkılabından ziyade “niyetlerin ve samimiyetin, ilmin ve aklın inkılabı”nın gerçekleşmesi gerektiğini düşünmekten kendimi alamıyorum.

*: Okuma-yazma bilmeyenlere dilimizde cahil deniliyor ancak Türkçe’ye yanlış geçmiş bir çeviri, okuma-yazma bilmeyenlere cahil denilmesi doğru değildir. Kabul görmüş bir kullanımdır dilimizde ancak Arapça’daki anlamı farklıdır.